Eklem Bikhi Knut Oldenburg (Bilgi Rahibi/Bilgi Ozanı – İnsan)

Hikayenin asıl kahramanı Oldenburg hanesinin en küçük oğlu Eklem Bikhi Knut (evet bu ismi seçti, biz de yargılayıcı gözlerle baktık ama nafile). Kendisiyle bizzat tanışamadım ama hakkında güzel şeyler duydum. Yönetimi ağabeyi devralacağı için daha küçük yaşta tapınağa eğitim için gönderilen Eklem, yakındaki ozan kolejinin büyüsüne kapılıp rahiplik eğitimini yarıda bırakmış. Dini yolundan ayrılan Eklem ailesinin de desteği ile eğitimine bir ozan olarak devam etmiş. Zaten ailesi ile sıkça iletişime geçmeyen Eklem, son bir senede onlardan hiç haber alamamış ve parası tamamen tükenince onlara ulaşmaya çalışmış. İşte bu süreçte ailesi için çıkan idam kararını öğrenmiş. Eğitime ara vererek ailesinin akıbetini öğrenmek için yola çıkıp grubu toplarken tek bildiği şey ise ailesinin konağında kendilerine Grimfolk diyen bir grup haydutun yaşadığıydı. Bu davada ona ilk yardım edecek kişi ise amcası Ulrich idi.

Ulrich Oldenburg (Ocak Rahibi – İnsan)

Kendisini uzun süredir tanırım, cesur ve yetenekli bir adamdır. Bu gruba yanaşıp kendimi tanıtmam da onun cenazesinde oldu zaten. Ama o uzun hikaye, sonra anlatırım. Torm’un müritlerinden bir savaş ve ocak rahibi olan Ulrich, iç savaş döneminde taraf seçmeyip kendini korumak isteyenler için demir dövmüş ve zorbalara karşı savaşmış. Kendinden bahsetmeyi çok sevmezdi, ben de çok şey bilmiyorum hakkında. Ama kardeşlerinin başına gelenleri duyunca yeğeninin yanına gidip gruba katıldı.

Roth Gloryseeker (Savaş Üstadı Savaşçı – İnsan)

Grupta en sevdiğim adamdı. Kendisi onlara tek destek olma sebebim bile olabilir. Sonra katılanlardan da düzgün birkaç kişi çıktı ama hiç haz etmediğim bir sürü tipi kolayca aralarına aldılar. Neyse Roth Kymal’da çok fakir bir aileye doğmuş ve babası o daha rahat bir yaşam sürebilsin diye onu küçük yaşta eski bir tanıdığı olan kalkan üstadı bir dövüşçüye vermiş. Çocuğun haline acıyan adam onu himayesine alıp kendisi gibi bir savaşçı olarak yetiştirmiş. Artık düzgünce silah tutabildiğinde ustası ile birlikte kervan muhafızlığına başlayıp çok da tehlikeli olmayan Emon – Kymal – Westruun yolunu yüzlerce kez gitmiş. Ustası, acilen Stilben’e gidecek bir yüke çok para ödediklerini duyunca o tarafa gitmeye karar verip Grimfolk’un tuzağına düşmüş ve malları teslim etmeyi reddedince çıkan arbedede hayatını kaybetmiş. Yaralanan ama hayatta kalan Roth baba figürü olarak gördüğü ustasının intikamını almak için hiçbir karşılık beklemeden Eklem’in grubuna katıldı.

Sylvar Took (Vahşi Büyü Sorcerer – Buçukluk)

Arcana’nın bu göreve gönderdiği iki çaylaktan biri. Uğursuz yerden bitme, bu grubun başına gelen kötülüklerin çoğundan sorumlu. Ufak tefek yapısı ve ahmaklığıyla sempatik görünse de geçmişinde bile hiç masumiyet yok. Ergenlik sonrası yıllarında garip büyülü güçleri olduğunu fark eden Sylvar, o ana kadar en fazla parmaklarından kıvılcım çıkartmış. Bu durumu fazla ciddiye almayıp hayata devam etmiş. Buçukluk köylerinde en yakın dostunun bekarlığa veda partisini yaparken köyün zorbası Sylvar ile uğraşmaya başlamış ve öfkeyle onu itmeye çalışan Sylvar’ın ellerinden püsküren alevle yanarak ölmüş. Bunun yanlışlıkla olduğuna kanaat getiren köy halkı Sylvar’ı bir daha dönmemek üzere köyden kovmak dışında bir cezaya tabi tutmamış. Köy ihtiyarı da tanıdığı bir büyücü olan Wilfix’e haber gönderip Sylvar’a onun yanına gitmesi gerektiğini söylemiş. Wilfix bu ufaklığı alıp büyü gücünü kontrol etmeyi öğretirken diğer ufaklığa da sıfırdan büyü yapmayı öğretmiş.

Xaeniver Rynary (İllüzyon Büyücüsü – Gnome)

İşte bu adamın hikayesi uzun ama hepsini burada anlatmak olmaz (ciddiyim, oyuncum 6 sayfa, 3100 kelime geçmiş atmıştı). Arcana köpeği olmasa belki düzgün biri olabilirdi, içinde iyilik olduğunu biliyorum. Ama seçimini yapmış ve bunun sonuçlarına da katlandı. Bu ufaklığın mucit olmaya çalışan ama bir türlü beceremeyen bir babası var. Xaeniver babasına çırak olarak gelen genç gnome Qiyore’ye fena aşık olmuş. Kızın zehir gibi bir zihni var ve babasının yıllardır çözemediği problemleri çözüp adamın icatlarının artık pazarlanabilir hale gelmesini sağlamış. 2 sene orada babasının dükkanını kurtarıp aynı anda kendini geliştirmiş. Olayı duyan Arcana yetenek avcıları bu kıza ulaşıp onu eğitim için aralarına almış. Xaeniver’de yine onunla birlikte olabilmek için büyücü olmak istemiş ve babasının artık biraz daha iyi giden işlerinden biriktirdiği tüm parayla çevredeki büyücülere başvurmuş. Her biri kısa bir deneme süresinden sonra kendisinin buna yatkın olmadığını söyleyip göndermiş (evet genetik olarak baba oğul kafaları pek çalışmıyor). Babası da artık desteği kesince gençlik ateşiyle Xaeniver babasının o güne kadar sır gibi sakladığı, kendisine “Vakti gelince anlatacağım.” dediği kristali çalıp daha iyi bir büyücü aramaya gitmiş (bu hikaye Hakan Muhafız dizisinden önce yazıldı ve biz de bolca güldük). Divane bir şekilde ortada gezinen Xaeniver kendini çok güçlü ama yüzünü bile göremediği bir büyücünün huzurunda bulmuş. Büyücü ona sahip olduğu kristal karşılığında istediği zekayı bahşedeceğini söylemiş ve bizim ahmak da zevkle kabul etmiş. Gerçekten benim tanıştığım Xaeniver çok keskin bir zekaya sahipti, büyücü takasın hakkını vermiş. Sonrasında Xaeniver de artık evi Westruun’da kalamayacağını düşünüp Stilben’de bir büyücüden eğitim almaya başlamış. Önce Sylvar ile sonra da grupla tanışması bu büyücü Wilfix aracılığıyla oldu.

İşte bizim grubun ilk üyelerinin hikayeleri böyle başladı. Buradan çok farklı yerlere savrulacaklar ama hepsi daha çok masum ve başlarına geleceklerden habersiz.

Bu arada karakter çizimleri için grafik tasarımcı olan ve Eklem karakterini oynayan Serkan Buldan’a da teşekkürlerimi sunuyorum. Eğer siz de karakter için bir çizim isterseniz kendisi sipariş üzerine yapıyor. Ona https://www.instagram.com/sbuldan/ adresinden ulaşabilirsiniz.