Karakter dediğimiz şey zorluklarla karşı karşıya geldiğimizde açığa çıkar. Kişi gerçek haline ancak bu durumlarda ulaşabilir. Tıpkı Sait Faik Abasıyanık’ın Sinağrit Baba adlı eserinde de böyle bir insanın oltası ile avlanmak istiyordu. Mevlana “Hamdım, Piştim, Yandım” derken de insanın olgunlaşmasının bu zorluklarda kendini açığa çıkarmasına bağlı olduğunu anlatmaya çalışmıştır.

Yine de baktığımızda tüm hikayeler karakterlerin zorluklarla baş edip gelişmesinden başka bir şey değildir. Cambel efendinin Kahramanın Yolculuğu adlı eseri, tüm hikayeleri kahramanın kırılması üstünden yorumlarken bu pişme olayından bahsediyor değil mi?

Eski oyunlara baktığımızda yine bu gelişme ve zorluğu görürüz ancak çok küçük bir farkla. Eski oyunlarda zorlanan ya da karşısına bir engel çıkarılan asla karakter değildi ama o oyunu oynayan oyuncuydu. Oyun senin kullandığın karakteri sadece oyuncuyu zor duruma sokmak için zor duruma sokardı. Ödülü ise karakterine değil sana verirlerdi. Evet karakterin güçlü silahlar, daha fazla can ve daha fazla skora sahip olurdu ama onlar karakteri kullanmanı kolaylaştırmak için sunulmuş eşyalardı. Asıl olay senin oyuncu olarak X’i öldürmek ve yüksek bir skor toplamanın verdiği hazdı. Lvl 20 olmak senin zevk alacağın bir şeydi. Peki bu yolculuğa çıkan karakter nasıl bir değişim yaşadı. Kimleri kaybetti, kimleri sevdi, neler başardı ve bu konular hakkında neler hissetti. Görevini tamamlamak için sevdiği kadını düşmanından kurtarmaktan vazgeçip bu tür fedakarlıklar yaptı mı? Maceracı olduktan sonra hayatı nasıl değişimler içine girdi?

Evet bu tür şeyleri yapanlar da var ancak hiçbir oyun sistemi böyle şeylere odaklanmıyor. Tamamen bir meta hikaye dönüyor. Bu kadar uzun bir tanıtımın sebebi ise Burning Wheel sisteminin karakter gelişimi üstüne kurulmuş olması. Oyun en temelinde karakterin hisleri, inancı ve amaçlarının sürekli sınanması üstüne kurulmuştur. İsmini aldığı işkence aleti olan yanan teker gibi üstüne bağlanmış kişiyi sürekli alevin içine atar ve sürekli alevden kurtarır. Oyuncunun krakteri de bu şekilde olgunlaşır.

Tasarım

Kitabın tasarımı gördüğüm en iğrenç tasarım. (Bana sorarsanız yazarın göz zevki bozuk ancak en nihayetinde renkler ve zevkler tartışılmaz. -E.N*) Bir şeyleri bulması zor, puntosu gözü rahatsız ediyor, aşırı kalın ve bilgiler çok dağınık halde. Kişisel olarak da konu başlıklarını yanlış ayırdıklarına inanıyorum. Az sayıda olan resimler çok da kötü değiller ama sanıyorum ki herkes o resimleri taktir etmeyecek.

İçerik

Tasarım olarak kötü olsa da kitap içerik olarak yeterince doyurucu şeyler veriyor bize. Kitap kendini 4 parçaya bölüyor. Oynamak için bilmek gereken basit kurallar, karakter yaratmak için bakılması gereken bölüm, daha ayrıntılı kurallar ve mekanikler ve oyun yöneticisinin okuması gereken bölümler. Arka tarafta ise bir Appendix gerekli şeylerin tablosunu bize sunuyor.

Oyunun kuralları oldukça basit. Oyun d6 ile oynanıyor. Elimizdeki herhangi bir yetenek bize belli sayıda d6 veriyor. Bir zorluğu aşmak için kullandığımız d6’lardan eğer ki başarılı sayılar gelirse (siyah zar için bu 4,5,6) o zarlar sana 1 başarı veriyor. Zorluğa eşit ya da zorluktan daha yüksek sayıda başarı elde edersen başarılı olmuş oluyorsun.

Yukarıdaki parantezde siyah zar dedim çünkü zarların tonları var. Bazı karakterler gri ya da beyaz tona ulaşabiliyorlar. Siyah zarlarda 4,5 ve 6 başarılı iken gri zarlarda 3 de başarılı sayılıyor. Beyazda ise 1 hariç gelen her sayı başarılı görülebiliyor.

Bunun dışında diğer oyunlardan daha farklı bir zar sistemine sahip çünkü zar işte başarılı olup olmadığını görmek için değil sadece niyetinde başarılı olup olmadığını görmek için atılıyor. Mesela başka oyunlarda prensesi kurtarmak için onu kaçıran adamı öldürmeye çalışıp da başarısız olduğunda adamı öldürememiş olursun. Burning wheel’da ise kılıç zarının başarısız gelmesi adamı öldüremediğin manasına gelmiyor sadece prensesi kurtaramadığın manasına geliyor. Yani 10 kılıç puanına sahip aşırı havalı karakteriniz salak gibi kılıcının üstüne düşüp ölmüyor. Sadece etraftaki herkesi havalı hareketlerle katlederken prensesi unutuyor.

Bunun dışında karakter yaratma lifepath sistemi ile işliyor. Direkt bir sınıf seçip oyuna başlamak yerine karakterinin kimin çocuğu olduğu, küçükken ne oynadığını vs seçiyorsunuz. Bunlar size yetenekler, özellikler ve marifetler olarak dönüyor. Ne kadar çok seçilirse karakteriniz o kadar yetenekli ancak o kadar da yaşlı oluyor. İnsanlar yaşlandıkça güç ve çeviklik gibi özellikleri azalıyor. Genelde oyun yöneticisi kaç tane LP alınabileceğini önceden söylüyor.

Oyuncuların karakterleri ırkını ve seçtiği LP’leri belirledikten sonra sırası ile Mental (İrade-Gözlem) ve Fiziksel (Kuvvet-Dayanıklılık-Çeviklik-Hız) dağıttıktan sonra LP’den gelmiş olan yeteneklerini ve dışarıdan aldığı yeteneklerini puanlar ile açıp güçlendiriyor. Hemen ardından ise traitlerini gene aynı şekilde seçip açtıktan sonra 2. özelliklerini giriyor, eşyalarını alıyor ve oyuna başlamaya hazır hale geliyor.

Oyun içerisinde 100’den fazla yetenek ve Trait var. LP sayısı da oldukça fazla. Bu sayede istediğiniz her karakteri yaratabilirsiniz. Elf, insan, cüce ve orc’ların hepsi birbirinden farklı LP’lere sahipler ve genel olarak birbirlerinden çok farklı hissiyatlara sahipler. Ancak tüm bu özellikler bir araya geldiğinde ilk karakterini yapan kişi oldukça zorlanacak hatta korkacaktır ama zaman ilerledikçe bu iş daha kolay hale gelecektir.

Oyunun gözümde bir çok innovatif noktası da vardır. Bunlardan birisi wise skilleridir. Wise skilleri kişiye o şey hakkında her şeyin bilgisini verir ama bu bilgiler teoriktir. Kılıç yeteneğin ile kılıç kullanabilirken Kılıç-wise yeteneğin ile kılıç kullanamasan bile kılıçların ağırlığı, nasıl yapıldığı, kimlerin yaptığı, 1887 Feridun sokakta Mehmet adındaki kılıç ustasının keşfetmiş olduğu Mehmet’in 3’lü dönüşü hamlesinin Rıdvan tarafından nasıl bloklandığını bilirsin. Gerekli durumlarda bunları öğrenmek için zar atabilirsin hatta daha da ileriye gidip o bilgiyi sen de yazabilirsin.

Örnek vermek gerekirse; maceracılar bir grup suikastçi ile dövüşerek kurtulduktan sonra suikastçilerden birinin kılıcında bir sembol görüyorlar. Wise skilline sahip kişi bu kılıcın üstündeki sembolün ne olduğunu sorup, bilip bilemeyeceğini anlamak için zar atabilir. Veya bu kılıcın üstündeki sembolün Yılan Timur adındaki bir kılıç ustasına ait olduğunu ve Yılan Timur’un Tıs Tıs dağının eteklerinde bir atölyesinin bulunduğunu iddia edip zar atabilir. Başarılı olursa,hikayeyi bu şekilde değiştirmiş olacaktır.

Bunun dışında başka bir nokta ise Instinct ve Beliefler. Instinct senin karakterinin istemsiz yaptığı şeyler iken, Beliefler karakterinin amaçları ve inançlarıdır. Oyun bunlarla karakterini dillema ve tehlikeye sokup seni seçim yapmaya zorlamanın peşindedir.

Mesela iki adet örnek belief verelim. Bir tanesi “Kaybolan kızımın nerede olduğunu bulup koruyacağım” diğeri ise “Ülkemi tehdit eden düşmanı bulup öldüreceğim” olsun. Oyun yöneticisi bu durumda ülkeyi tehdit eden düşmanın aslında adamın kızı olduğu plot twistini koyarak adamı kızı ve ülkesi arasında seçim yapmaya zorlayacaktır. Burning wheel’da asla rastgelelik yoktur. Hikayede karşılaşılan herkesin bir amacı yoksa bile büyük bir amaca bağlanması hedeflenir.

Instincler ise oyuncuyu hem tehlikeye sokmak hem de otomatik hareket yaptırmak için kullanılan özellikleridir. Eğer ki karakterin asla silahını yanından ayırmıyorsa oyun yöneticisi onu asla silahsız betimleyemez. Limon gördüğünde gözünü kapatan adam, limon gördüğünde gözünü kapattığından dolayı kör şekilde okunu atacaktır. Yer yer faydalı ve eğlenceli bir mekanik sunuluyor bize.

Bunun dışında oyunun opsiyonel fakat ayrıntılı münazara, dövüş, asla kullanılmayan ve kullanılmaması gereken menzilli saldırı sistemleri var.

Münazara sistemi gayet eğlenceli. Taş-kağıt-makas sistemi gibi kullanılabilecek birbirlerine karşı zayıf ya da güçlü hamleler var. Karşınızdaki takım ile aynı anda seçtiğiniz hamleleri açıyorsunuz ve amaç kendi puanlarınızı korurken karşı tarafın puanlarını sıfırlamak.

Dövüş sistemi ise 30 küsur hamleye sahip 2 kişinin hamlelerini seçip, aynı anda yapmaları şeklinde gerçekleşiyor. Yukarıda bulunan taş-kağıt ve makas yöntemi burada da var. Oldukça eğlenceli fakat uygulaması zor. Ciddi manada hamleleri bilmeli ve de düzgün uygulamalı. Fakat uygulama kısmında küçük şeyler sorun çıkarabiliyor. Bununla birlikte bu sistem ile büyük dövüşler oynatılamaz. 2 kişinin dövüşünden daha fazlası için Range and Cover kullanılabilir ama onu kullanmayın. Cidden çok kötü.

Kısacası Burning wheel çok sevdiğim bir sistemdir. Her ne kadar bazen çok abstract ve basit, bazen de kavraması zaman alacak kadar komplike olsa da oyuncunun karakterin hikayesine seyirci olabildiği nadir sistemlerden olduğu için en azından bir defa denenmesi gereken bir sistem. Ama cidden amacına uygun denenecekse karakter ilişkisi odaklı 20 ya da daha fazla oturuma ihtiyaç var.

Tasarım: 2/5 (İğrenç)

İçerik 3/5 (Herkese göre değil, ama alışınca 4 oluyor)

*E.N; Editör Notu