Kaplıcalar etrafı pas rengi havuzlarla kaplı bir patika ile yükseliyordu. Halkın tasvirine göre bu küçük tepenin başında bir mağara vardı ve suyun kaynağı oradan çıkıyordu. Terasların tepesine çıktıklarında mağara girişine daha 100 metre kadar mesafe vardı ve bu düzlük de hafif kükürt kokusu yüz ekşiten havuzlarla doluydu. Grup düzlükten geçmektense yandan gidip mağaraya ardındaki kayalıklardan yaklaşmak istedi. Kimisi hafif zorlandı ama başarılı bir şekilde yaklaştılar kayalıklardan. Kapını üzerine varmaya son 20 metreleri vardı ki havuzdan çıkan ve oynaşan iki kanatlı küçük varlık gördüler. Bunlar sanki çamurdan oluşmuş gibi görünüyorlardı. Eklem yüksekliğin verdiği görüş avantajına güvenerek arbaletini çıkardı ve okunu saldı.

Savaş başladığında Eklem’in hemen yanında Roth, biraz arkalarında Xaeniver, daha da geride de Sylvar vardı. Çamur varlıklar gruba doğru uçtu, onlar da cantriplerle saldırdılar. Bir tanesi yanlarına varamadan havada infilak etti ve her tarafa çamur saçtı, diğeri çılgınca uçmaya devam etti. Bu arada arkadaki havuzlardan 2 tane daha çıkıp onlara doğru yol almaya başladılar. Hem aşağı doğru koşup hem de çamurları öldürüyorlardı. Roth, Eklem ve Xaeniver sıra sıra kayalıklardan havuzlara doğru düzlüğe atladılar. İşte bu anda artık sesleri ve özellikle atlayan adamların titreşimlerini hisseden elemental kendini gösterdi. Bu primat formuna sahip kaya parçasının kolları yere değebilecek uzunluktaydı. Yer altından sanki sudan çıkarmışçasına çıktı ve yumruklarını Roth’a savurdu. Saldırısı bittiği anda yine suya batarmışçasına rahatlıkla bu çamurlu kayalığa gömüldü. Roth ona doğru bir hamle yapmak istese de elementalin kollarının erişimi onun kılıcından çok daha fazlaydı ve sadece gidişini izleyebildi.

İşte bu anda grup işlerin istedikleri kadar kolay olmayacağını anladı. Grubun bir kısmı kanatlı çamurlarla uğraşıyor, diğer kısmı da çıkarsa saldırabilsin diye elementali gözlüyordu. Savaş bir süre sürekli vur kaç yapan elementale saldırı tutturmaya çalışma çabası ile geçti ama gördükleri kadarıyla elemental kazanıyordu. Bir şeylerin değişmesi gerektiğini farkettiklerinde grup ortaya gelip sırt sırta vermişti ve yanlarında patlayan çamur yaratıklarının artıkları yüzünden hareket zorluğu çekiyorlardı. İşte bu anda Xaeniver büyüsüyle Roth’un boyutunu büyüttü ve onun erişimini de elementalle eşit hale getirdi. Artık elemental vurkaçlarında zorlanıyordu ve belki bir dakikadır süren savaşta yıpranmaya başlamıştı. Son çamurun patlamasıyla etkilenen sadece Xaeniver oldu. Zaten herkes son direnişlerini yapacak güçteyken bu tip bir dezavantaj çok tehlikeliydi ve korktuğu da başına geldi. Elemental çıktığı gibi Xaeniver’e savurdu yumruklarını ve hareketinde kısıtlanmış büyücü çok kritik bir darbe aldı. Bilinçsizce yere yığılırken Roth da eski boyutuna dönmüştü. Her şey çok kötüye gidebilecekken Sylvar’ın aklına parlak bir fikir geldi ve hemen kristali Eklemden alıp, elementalin Roth’a saldırmak için çıktığı yerin arkasında bekledi.

Bu canlı kaya aslında hâlâ enerji doluydu ve hapsedilmesi çok zor olacaktı ama o gün kader ve şans onların tarafında oldu. Komut sözü söylenip etkinleştirildikten sonra elementalin sırtına değen taş, büyük bir güçle ışıldadı, titredi ve kayanın içinden özünü çekti. İnsansı formundaki bu ölüm saçan elemental artık sadece bir kaya olmuştu, çatlayıp ufalanarak döküldü. Şifa büyüleri ile yaralar sarıldı, azıcık kaplıcalarda dinlensek mi derken içlerindeki cesetler farkedildi. Grup tam dönmeye hazırlanırken Xaeniver burayı da büyü alanları için kontrol etmek istedi ve tam da istediğini buldu. Dokuda bir gariplik vardı ve her tarafı bir elemental enerji kaplıyordu. Bunları bildirmek için en yakın zamanda Wilfix’e dönecekti.

İnip kasabalıya müjdeyi verdiler ve ödüllerini aldılar, sonrasında en hızlı yoldan Whiteruun’a dönüp asıl ödüllerini de aldılar. Aidan zaten bir büyülü eşya dükkanı işlettiği için fazladan verdiği şey 150 altın değerinde büyü mürekkebi ve malzemesi oldu. Xaeniver mutluydu. Büyü alanı ile ilgili Wilfix ile görüştüğünde Sylvar’ın köyünü ziyaret etme planından bahsetti. Wilfix de onlara, o bölgede de alan araştırması yapılması gerektiğini, gitmişken ona da bakmalarını emrivakiyle söyledi.

Wintermill köyü ziyaretinin hikayesini de sonraya bırakalım o zaman…