İçeriğe geç

Sistem İncelemesi: Ars Magica 5. edisyon

Genelde fantastik eserlerde bulunan unsurların arzulanması, bizi fantastik oyunları oynamaya iter. Tartışmasız en arzulanan şeylerden birisi de o mistik evrenlerin geçtiği kitaplarda bulunan büyücülerdir. O satırlar okunurken zihnimiz bütçe harcamaktan kaçınmaz ve o kitabın yönetmenliği eşliğinde görsel sunumların en şahanesini beynimizde bulunan sinirlerin arasına yerleştirdiğimiz perdeye aktarır. Ağzımızdan zevk salyaları akarken kendi hayal gücümüzün dehşetine hayranlık içinde kapılırız.

Genelde oyunlarda bize verilen büyücüler, seçebildiğimiz pek çok sınıf arasında olduklarından asla en ilgi çekici ya da en güçlü şekillerinde değillerdir. O kitaplardaki inanılmaz güçlü ve önemli büyücüye ulaşmak için ya çok çabalamamız gereklidir ya da asla o kadar güçlü olamayız. Ama bir oyun var ki tüm odağı büyücülere hak ettikleri komplikasyon ve değeri vermek. Büyücü meraklılarını bu oyun da tatmin etmezse çok az şey tatmin edecektir. İşte bu oyunun ismi Ars Magica.

Continue Reading →

Sistem İncelemesi:Burning Wheel

Karakter dediğimiz şey zorluklarla karşı karşıya geldiğimizde açığa çıkar. Kişi gerçek haline ancak bu durumlarda ulaşabilir. Tıpkı Sait Faik Abasıyanık’ın Sinağrit Baba adlı eserinde de böyle bir insanın oltası ile avlanmak istiyordu. Mevlana “Hamdım, Piştim, Yandım” derken de insanın olgunlaşmasının bu zorluklarda kendini açığa çıkarmasına bağlı olduğunu anlatmaya çalışmıştır.

Yine de baktığımızda tüm hikayeler karakterlerin zorluklarla baş edip gelişmesinden başka bir şey değildir. Cambel efendinin Kahramanın Yolculuğu adlı eseri, tüm hikayeleri kahramanın kırılması üstünden yorumlarken bu pişme olayından bahsediyor değil mi?

Continue Reading →

Sistem İncelemesi: Dungeons and Dragons 5th edition Players Handbook

Evet ben bunu ilk çıktığında aldım! Havamı atayım, ama kitap o kadar eski ki içindekilerin içeriğinin yüzde 20 kadarı artık geçersiz.

Dungeons and Dragons rol yapma oyunlarının en eski örneği olup aradan yıllar geçmesine rağmen popülerliğini koruyabilmiş bir sistemdir. Sistem 3.edisyonunda farklı bir yöne saptı ve oyunu hobiciler arasında oldukça popüler hale getiren 3.5 edisyonu ile uzun seneler boyunca en çok oynanan sistem olarak kalmayı başardı. 4.edisyon ile oyun baştan aşağı değişti ve bu değişim oyuncuları arasında büyük düşünce farklılıklarına sebebiyet verdi. Kimisi sistemin aşırı derecede bilgisayar oyununa benzemesinden şikayetçi iken kimisi bu şekilde olmasının bir ferahlık kattığını savundu. Tabii bu ayrım oyunun satışlarını da etkiledi. Tekrar yeni bir yola girmeye çalışan yayımcı Wizard of The Coast, yeni sistem ile oldukça D&D bir D&D sunuyor bize.

Continue Reading →

Sistem İncelemesi: Kobolds Ate My Baby!

Rol yapma oyunları aşırı ciddiye alınan bir konudur. Kişi saatlerce hazırlık yapar, karakterler yaratır ve dikkatli bir şekilde özelliklerini ve geçmişini hazırlar. Bu kadar emek verip yarattığımız şeyi dolayısı ile ciddiye alıyoruz. Ben de bazen bunun bir hobi ve oyun olduğunu unutup kendimi kaptırıyorum. Bundan ötürü eğlenmek için oynayanlarla kavga ettiğim bile oluyor. “İnanılmaz yahu! Sen bu oyunu eğlenmek için mi oynuyorsun! Bu masada eğlence yoktur. Karakterini kendi koyduğum kurallara göre oynamalısın!” gibi cümlelerle parlayıp gürlediğim zamanlar oluyor. Tabii tek suçlusu da ben değilim. Oyun sistemleri de bu konuda bana aşırı yardımcı oluyor. Gerçeklik hissini vermek için konulmuş kurallar oyun olduğunu unutmama sebebiyet veriyor.

Continue Reading →